Gherlin Hormonu (Açlık Hormonu) Nasıl Azaltılır?

Gherlin hormonu; enerji dengesi ve besin alınımının düzenlenmesini sağlayan hormondur. Leptin hormonunun karşıtı olarak bilinen hormon yağ dokusunda salınır. Gherlin hormonu aynı zamanda büyüme hormonu salgılatıcı etkisi olan bir hormondur. 28 aminoasitli bir hormondur ve çoğunlukla midede olmak üzere az miktarlarda bağırsaklarda, böbreklerde, ince bağırsakta, plasenta, tükürük bezi, troid bezi, kalp ve hipofiz gibi bir çok alanda üretilir. Sol omuzda bulunur.

Gherlin hormonu yani açlık hormonu, açlık durumunda kanda yüksek oranda bulunur ve yemek yenildiğinde azalır. Midenin boş olması durumunda gherlin hormonu salgılanması konusunda uyarılır. Bu hormon iştahı düzenlediğinden kişilerde gherlin düzeyleri çoğunlukla kilo alımı ve obezite ile azalır, açlık durumunda yada anoreksiyalı hastalarda yükselir. Bu durum nedeniyle gherlin hormonunun ileri derecede zayıflığı ve enerji depolarının boşalmasını önlediği düşünülmektedir.



Zayıflayan kişilerin kaybettikleri kiloları korumakta zorlanmalarının temel sebeplerinden biri de bu olabilir. Çünkü kişi kilo kaybettikçe kandaki gherlin hormonu artar, bu durum iştahın artmasına neden olur. Bu hormonun fazla aktif olması yemek krizlerine sebep olabilir. Özellikle obezlerde gherlin artar ve iştahı tetikler. Obezlerde aynı zamanda iştahı düzenleyen hormona karşı duyarsızlaşma başlar. Bu durumda beyne doydum sinyali ulaşmaz. Bu da obezitenin altında yatan faktörlerden biridir. Gherlin hormonu her öğün öncesinde yükselir ve iştahı uyarır. Her öğün öncesinde en yüksek seviyeye kadar çıkan gherlin, yemekten 90dk kadar sonra en düşük seviyeye kadar inebilir.

İştahı ve yeme arzusunu arttıran ve beyne açlık sinyallerini gönderen ghrelinin kandaki miktarının midenin boşalma hızıyla alakalı olduğu ortaya çıkmıştır. Örneğin; hızla sindirilen bir yiyecek midede uzun süre kalmadığından, geç sindirilen ve midede uzun süre kalan bir yiyeceğe göre kişiyi daha hızlı acıktırır.

Ghrelin eksikliği; vücutta büyüme, gelişme ve kilo bakımından bazı sorunlara neden olabilir.  Bu sorunlar; büyüme ve gelişmede anormallik, vücudun enerji metabolizmasında sorunlar,  yetersiz beslenme, tip 2 diyabet ve insülin direncidir.

Ghrelin eksikliği gibi fazlalığı da vücutta çeşitli sorunlara sebep olmaktadır. Bu sorunlar; damarlarda genişlemeye bağlı olarak kan basıncının düşmesi, aşırı yeme isteğiyle birlikte görülen kontrolsüz kilo artışı ve kemik gelişimindeki olumsuz sonuçlardır.

Kişilerin temelde kilo almalarının ve obez olmalarının sorumlusu iştah hormonları olarak görülür. Bu hormonun çalışma dengesi bozulduğunda iştah artması yaşanır ve kişiler yanlış yiyecek seçimleri yaparak kilo almaya başlarlar. Doymuş hissedememe durumunda iştah arttıkça sık sık bir şeyler yeme yada atıştırma ihtiyacı başlar. Vücut giderek toksik bir hal alır. İştahı kontrol edebilmek için “gherlin” yani açlık hormonunu dengede tutmak gerekir. Bunun için çeşitli yöntemler vardır;

En riskli yöntemlerden biri mide küçültme ameliyatıdır. Amaç; midenin küçülmesiyle kişinin daha az yemesini sağlamaktır. Mide küçültme ameliyatı sırasında midedeki gherlin üreten doku alınır. Bu sayede iştahı çoğaltan CCK,GLP1 ve PYY düzeyleri artar. Bu etkiler zayıflamaya destektir. Mide küçültme ameliyatları riskli ameliyatlardır bu yüzden son çare olarak düşünülmeli ve psikolojik destek alarak karar verilmelidir.


Bakliyat türü yiyecekler gherlin hormonunu azaltabilir. Uzun süre tokluk hissi vererek içeriğindeki fitoaglutininler ile gherlin hormonunu azaltabilirler. Özellikle barbunya fasulyesi açlık hormonunu azaltır. Barbunya fasulyesi aynı zamanda karbonhidratları şekerle parçalayan alfa-amilaz enzimini engelleyerek şekerin sindirilmesini yavaşlatır ve bağırsaklardaki emilimini azaltır. Yeme isteği azalır ve böylelikle kilo vermek daha da kolaylaşır.


İşlenmiş gıdalar leptin direncini arttırdığından, her çeşit işlenmiş gıdayı tüketmekten kaçınılmalıdır.


Ghrelin hormonunun azaltılması ve beyne “doydum” sinyalini gönderen leptin hormonunun yükselmesini sağlamak için ezbere uygulanan, hızla kilo verdiren şok diyetlerden uzak durmak gereklidir.


Yağlı yemekler yemeğin tadını arttırır ve bu durum daha fazla yemek yenmesine sebep olur. Proteinler ve posalı gıdalar ise uzun süre tokluk hissi verir. Ghrelin hormonunu besinler yoluyla azaltmayı hedefleyen kişilerin beslenme düzenlerine bakliyat türü yiyeceklerin yanı sıra protein ağırlıklı ve posalı gıdaları eklemeleri önerilir. Bu kişilere aynı zamanda yağlı yiyeceklerden uzak durmaları tavsiye edilir.


İyi bir uyku ile açlık hissini azaltabilir ve ghrelin hormonunun etkilerini düzene koyabilirsiniz. Gece uykusu oldukça önemlidir. Kalitesiz ve az gece uykusu ghrelin hormonunun seviyesini arttırır ve kişilerin daha çok yemesine dolayısıyla da kilo almasına sebep olur.


Uzun süre tokluk hissi vermesi için glisemik indeksi düşük besinler tercih edilmelidir. Tüketilen besin kan şekerini ne kadar uzun sürede ve az miktarda yükseltiyorsa, glisemik endeksi o kadar düşüktür. Bu tür besinler kişinin daha uzun süre tok hissetmesini sağlar.

 

Kaynak: Onikibilgi

Bir cevap yazın